Abazan Liseliye Kıyak (Dördüncü Bölüm)
Son görüşmemizden sonra Gürkan’a olan sevgimin aşka dönüşmeye başladığını hissediyor ve biraz korkuyordum. Onun kılına zarar gelmesini istemiyor, onun gülüşünü, kokusunu, konuşmasını özlüyor, hayal ediyordum. Ama yaşı nedeniyle ona sahiplenmek gibi bir lüksüm, doğrusu böyle bir derdim de yoktu. Bir an önce başkalarıyla da beraber olmasını istiyordum aslında. Ama bir yanım da sadece benle olsun, beni sevsin istiyordu. Genç oğlanlarla birlikte olmanın çelişkileri bunlar.

Üstelik seks konusunda da çelişki yaşıyordum. Onun vücudunun her noktasını seviyordum. Sikini, taşaklarını, her yerini seviyor, onu ağzıma almaktan inanılmaz bir zevk alıyordum. Başkalarıyla olan deneyimlerimde her zaman tercih etmediğim bir şey olsa da onun beni sikmesi de beni çok mutlu ediyordu. Hem ona zevk vermek, hem onu içimde hissetmek, onun sikerken yüzünde beliren azgın gülümseme, muzip oğlan ifadesi ve bunların arasından bana sevgiyle bakan gözleri bana tarifsiz bir mutluluk veriyordu. Ama son görüşmemizde onun tatlı pamuk götüne duyduğum ilgi artmış, üstelik o da götünde gezinen yarağımı hissedip, belki yakında bana o güzel götü vereceğinin sinyallerini vermişti. İşte burada o çelişkiyi yaşıyordum. Eğer onu sikersem hayatına belli bir yön vermenin sorumluluğunu almak beni korkutuyordu. Şu ana kadar abazan bir oğlanın önüne çıkan seks fırsatını değerlendirmesi, biraz azgınlık, biraz da deneme yapmasından başka birşey olmayan ilişkimiz, bir sonraki aşamada onun eşcinselliğe yönelmesine sebep olursa, ben ona iyi bir abilik yapmış olur muydum?

Gerçi bir-iki kez sikildi diye insanların eşcinsel olacağına da inanmam. Sizlere henüz anlatmadığım bazı anılarımdan, sonradan mutlu mesut evlenen, çocuk yapan arkadaşlarımın vaktiyle sikilmekten nasıl zevk aldıklarını biliyorum. Erkeklerin böyle bir özelliği var. Eğer açık fikirli olabilirlerse abzanlıklarını her şekilde dışa vurabiliyorlar. Ben de Gürkan’a sevişmenin herhangi bir şekilde etiketlenemeyeceğini, biraz zevk almanın, eğlenmenin peşinde oldu diye insanların hemen kadın kıyafetleri giyen, seviştiği erkeklere “kocacım” diye hitap eden zavallılardan olması gerekmediğini, diğer erkeklerle biraz eğlenip, pekala da köküne kadar erkek olunabileceğini aşılamaya çalışıyordum. Bunu hem telefon ve yüzyüze muhabbetlerimizde yapıyor, hem de kendi davranışlarımla örnek oluyordum. Benim erkek olmaktan son derece memnun olduğumu, kadınsı davranışlardan uzak olduğumu görüyor, beni sikerken bile bana saygısını kaybetmiyor, hatta abi demeye devam ediyordu yavrum. Yani eğer onu sikersem birden “ay, ayol” diye konuşmaya başlamayacağından, kızlarla beraber olmaktan vazgeçmeyeceğinden, kadın kıyafetleri giymek gibi yollara sapmayacağından emindim aslında. Ama yine de vicdanım bu muhasebeyi yapıyordu.

Beni hafta içinde telefonla arayınca önce havadan sudan muhabbet ettik. Babası annesinden ayrıldığı için annesiyle yalnız yaşıyordu. Annesi son haftalarda onun moralinde bir düzelme hissetmiş, derslerinde de daha iyi olmaya başladığını gözlemlemişti. Gürkan gülerek “Nedenini söylesem kafayı yer mi acaba” diye dalga geçti. Ben de güldüm. Sonra en son görüşmemizde bana “belki başka zaman” diye söz verdiğini ama emin olmadığını anlattı. Ben de “Bak dostum. Emin olmadığın birşeyi yapmamalısın. Ben senden hiçbirşey beklemiyorum. Eğer artık ben seninle muhabbet etmek hariç hiçbirşey yapmak istemiyorum desen seni yine de çok sevmeye devam ederim” dedim.
“Biliyorum Ömer abicim. Ama sikmenin ne kadar güzel bişey olduğunu görünce sana da o zevki yaşama fırsatı vermem gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca merak ediyorum. Geçen gün seninkini popomda hissedince içim bi tuhaf oldu. Seni içime almak istedim. Sadece.. ibne – ee pardon, gey olmak istemiyorum” dedi.
“Biliyor musun ben de bunu düşünüyordum. Ben de senin eşcinsel olmanı istemem aslında. Zor bir hayat. Toplum baskısını filan siktiret. Sadece, kolay sevgili bulamamak, yalnız kalmak, çocuk yapamamak gibi bir sürü sonucu var. Bu dünyada mutlu olmanın en rahat yolu doğrusu düzcinsel olmak” dedim.”Gerçi artık evlenen, çocuk evlat edinen filan gey çiftler var dünyada, ama bunlar yine de nisbeten zor işler. Seni seven bir abin olarak ben de senin gey olmanı filan istemem”.
“Ama şunu da unutmamak lazım. İçinde baskın şekilde eşcinsellik olmasına rağmen, sırf daha rahat yaşıyım diye bir kadınla evlenen ve hem o kadının, hem çocuğunun hem de kendi hayatını mahveden bir sürü insan var ortalıkta. Eşcinselsen eşcinselsindir. Bunun önüne geçemezsin. Kızları sikebilirsin, hatta sevebilirsin. Ama erkeklere olan ilginden asla vazgeçemezsin. Ben bu yüzden evlenmiyorum bir sürü kızı sikmiş olmama rağmen” dedim. Biraz kıkırdadı ama böyle samimi bir şekilde konuşmam hoşuna gidiyordu.
“Öte yandan, eğer eşcinsel değilsen de seni kimse zorla eşcinsel yapamaz. Abazanlık ve merak nedeniyle bol bol yarak yemiş arkadaşlarım var ki şu anda evli ve mutlular. Sorduğum zaman da akıllarından geçmediğini söylüyorlar. Yani götünü verir vermez ibne olmak, travesti olmak yoktur. Zaten erkek olmaktan memnun değilse, kadın kıyafeti giyip hatta sikinden kurtulup kadın olmak isteyen insanlar götlerini vermeden de öyle hissederler. Onlar farklıdır.”
“Peki bütün geyler kadın mı olmak istiyor aslında abi?”
“Yooo. Yok öyle birşey. Birçok gey erkek olmaktan gayet memnun, sadece sevişmek için kadınları değil diğer erkekleri tercih eden insanlardır. Kadın kıyafeti giyenler hatta kadın olmak isteyenlere gey denmez. Transvestit, transsexüel gibi adları olan cinsiyet biçimleridir. Hatta bunlara cinsiyet kimlik bozukluğu denir literatürde. Ama geylik bir bozukluk değil, bir yönelim olarak geçer.”
“Hmmm, benim için bayağı eğitici oldu. Seninle yaşadıklarımız beni çok azdırıyor abicim. Ama kadın olmak asla istemiyorum. Ayrıca başka erkekleri de düşünmüyorum pek” dedi.
“Peki gözüne kestirdiğin kızlar var mı?” diye sorunca güldü.
“Oohoooo çok hem de” dedi, “ama bana yüz vermiyolar”.
“Merak etme, şimdi artık karşılarında yepyeni, milli olmuş, öpüşmeyi ve sevişmeyi bilen bir Gürkan bulacaklar. Kapında kuyruk olurlarsa şaşma. Olsun şıllıklar. Onlar senin peşinde koşsun bırak” dedim, ikimiz de arsız arsız güldük.
“Başka erkekleri pek düşünmüyorum derken, pek olmasa da düşündüğün var mı peki?” diye sordum.
Telefondan bile utanıp kızardığı belli oldu resmen: “Off Ömer abi senden de hiçbişey kaçmıyo,” dedi, “yan komşumuzun benden bir yaş küçük oğlu var biz onla küçükken doktorculuk filan oynardık, son zamanlarda çocuk aklıma geliyor biraz” dedi.
“Ooo hoşmuş” dedim gülerek, “belki bir gün anlatırsın bana”. Güldü, bir sessizlik oldu.
“Benim sikim kalktı Ömer abi,”
“Yerim onu!”.

Sonraki günlerde bu konuşmalar devam etti. Konuştukça daha da hayran oluyordum yavruma. Konuları anlıyor, kendine güveniyor, başka kimseyi de takmıyordu. Ona bunları söylediğimde “Sayende abicim, benimle eşitin gibi dürüstçe konuştuğun için bana da bir güven geldi” diyerek beni çok mutlu ediyordu. Arada yine onu alıp evime getiriyordum ve artık daha sakince, uzata uzata sevişiyorduk. Zaman zaman seks açlığıyla beni geride bırakıyor, yönetimi eline alıyor, beni soyuyor, yatırıyor, ağzıma veriyor, ağzına alıyor ve sikiyordu. Nefis bir aşık olmuştu. Götünü artık daha rahat dönüyor, yalatıyor, okşatıyor ama içine girmem için birşey söylemiyordu. O bana söylemedikçe ben de onu sikmeyecektim. Ama bütün bunlar bana fazlasıyla yetiyor, onun tatlı oğlan poposunu çok istememe rağmen irademe hakim olabiliyordum. Bazen sevişmelerimiz arasında, bazen de sevişirken okuldaki bir kızdan bahsediyor, ona ne yapmak istediğini anlatırken sanki daha da azıyordu. Bir-iki defa kıza yapacağını anlattığı şeyleri bana yapıp anlatmaya devam etti. Bir defasında, “Onu böyle domaltıcam,” derken beni bacaklarımdan tutup ters çevirdi, belimden tutup çekerek götümü havaya kaldırdı ve onun güzel sikine alışmış götüme kolaylıkla girip “sonra da böyle çatır çatır sikicem Ceren’i, ahh Ceren…” diyerek sikmeye, bir yandan da memelerimi avuçlamaya başladı. Bu tür olaylar bana tuhaf bir haz veriyor, onun benim erkekliğimi unuttuğundan değil, o anlarda bir fantazi ve hayal dünyasında kaybolduğundan dolayı böyle konuştuğunu biliyor ben de gülüşmelerimiz arasında oyunu onunla oynuyordum. Alaycı bir şekilde sesimi kız gibi inceltip “aah sik beni Gürkan’cım, sok amıma, oohhh” gibi sözler söylüyordum. Çok ama çok eğleniyorduk. Sonra yine kendimiz oluyor ve Ömer abisiyle eğlenen, öğrenen tatlı oğlan kimliğinde birbirimizin ağzına, götüne geliyorduk. Benim onun göt yarığını bebe yağıyla yağlayıp arasına sürterek götüne akıtmamı ikimiz de çok seviyorduk. Sonlara doğru taşaklarımı acıta acıta şap, şap diye götüne vurarak akıtınca oğlan zevkten dört köşe oluyor, götünü ileri geri, sağa sola sallayarak bana daha çok zevk vermeye çalışıyordu.

Bir gün yine tatlı talı sevişirken heyecandan yüreğimi hoplatan o sözleri söyledi. “Ömer abicim ben artık denemek istiyorum, bugün beni sikmeni istiyorum, bütün hafta bunu hayal ederek otuzbir çektim” dedi. Gözlerimin nasıl parladığını gizleyemeden emin olup olmadığını tekrar tekrar sordum. Onu sikmeyeceğimi, onunla sevişeceğimi, tatlı götüne hiç yaşamadığı bir zevk yaşatmaktan çok mutlu olacağımı söyledim. Ama eğer herhangi bir nedenden dolayı durmak isterse bana söylemesini ve hemen duracağımı da ekledim. “Sana güveniyorum abicim, bugün senin olmak istiyorum” dedi.

Sarıldım, dakikalarca öptüm, çıplak, tüysüz vücudunun her yerini öptüm, yaladım. Son haftalarda daha geniş bir alana yayılmaya başlamış kasık kıllarını deli gibi kokladım. Ağır ama emin adımlarla 14 santime doğru ilerleyen yarağını gırtlağımdan hafif içeri girene kadar emdim, yaladım. O kadar uğraştım ki birkaç kez gelicek gibi oldu ve beni durdurdu. Azgınlıktan siki durduk yerde zıp zıp zıplıyor, ucundan bal gibi tatlı önsuyu akıyordu. Taşakları iyice yukarı tırmanmış, sikinin köküne yapışıp taş gibi olmuştu. Hala ipek gibi yumuşak taşaklarını da epey bir yaladıktan sonra bacaklarını usulca tutup kaldırdım. Yatakta sırt üstü yatıyor, başının altında iki yastık, heyecan ve efordan kızarmış yüzüyle beni seyrediyordu. Bacaklarını dizlerinin altından iterek iyice kaldırdım ve dizleri neredeyse kulaklarına değecek gibi iki büklüm yaptım oğlanımı. Tersdönmüş götünün altına da iki yastık koydum, bacaklarını bıraktım. Bunun üzerine yavrum kollarını bacaklarının altından geçirip ellerini başının altında kenetledi. Heyecandan ikimizin de kalbi küt küt atıyordu. Bu pozisyonda güzel götünü çok yalamıştım. Ama sonrasını düşündüğümüz için ikimiz de heyecandan ses çıkaramıyorduk. Yine de, bacaklarının arasından gizli bir gül gibi ortaya çıkınca küçük deliği, kimbilir kaçıncı kez gördüğüm manzara karşısında azgınca inlememe hakim olamadım. Daha inlemem bitmeden ağzımla daldım pembe-beyaz deliğe. Yaladım, emdim, dilimi sivri bir organ haline getirip dilimle siktim yumuşak arka geçidini. Yüzümün iki yanında pamuk göt yanaklarını hissetmek, bütün yüzümü o harika göte yapıştırıp arada hırsla çanaklarına saldırmak, emmek, hafifçe ısırmak, iyice azıp ara sıra bir çanağına şaplak atıp elimle mıncıklarken başparmağımın kenarıyla küçük yıldızını ovalamak, beni resmen deliye çeviriyordu. Tatlı oğlanım başını iki yana sallıyor, pelte gibi olmuş göt bölgesini iyice gevşetmiş ne olacaksa olsun der gibi bana bırakıyordu.

Kafamı kaldırıp iki elimle iki beyaz butunu tutup bir baktığımda sikime dokunmadan fışkırtacak gibi oldum. Karşımda gevşeyip biraz açılmış, krater gibi dudakları ortaya çıkınca adeta bir küçük am gibi görünen oğlan deliği bana göz kırpıyor, azgınlıktan sikinin bacakları arasından her zıplayışında kapanıp açılıyordu. Bu tatlı, yumuşak, yıldızı, bu güzel oğlan amını saatlerce seyredebilirdim. Ama yapmak istediğim başka şeyler vardı. Ağzımla bir-iki dakika daha daldım aniden, oğlanımın zevk bağırtılarına aldırış etmeden. Bu arada yatağın yanında, buluşmalarımızda hep hazır olan lubrikant jeli aldım ve dilimi tatlı götten çıkarmadan parmağımın ucuna biraz döktüm. Ağzımı kaldırıp bir son kez baktım bakir deliğine yavrumun. Orta parmağımdaki jeli usulca yerleştirdim deliğin üstüne ve sadece jeli yaymak için parmağımı gezdirmeye başladım o pembe göt amcığında. “Ahhh” diye inledi yavrum. Heyecandan zaten titreyen götü sikinin kasılmalarıyla yine göz kırpmaya, üzerinde gezinen parmağımı içeri mi alsın dışarı mı atsın bilemeden açılıp kapanmaya başladı. “Gevşet götünü yavrum,” dedim “ne yaparsan yap götünü sıkma, bana bırak güzel deliğini, onu acıtmıycam merak etme” dedim. Buna yardımcı olması için güzel yarağını, taşaklarını yalamaya, emmeye başladım. Bir yandan parmağımla tatlı amcığını sıvazlamaya devam ediyor, en küçük bir fırsat, bir gevşeme yakaladığımda jeli deliğinden içeri itmeye, parmağımın ucunu bulduğum en ufak aralıktan içeri sokmaya çalışıyordum. Arada istemsiz olarak götünü sıkarsa hemen parmağımın ucunu çıkarıyor, sabırla yine gevşemesini, o tatlı oğlan amını açmasını bekliyordum.

Bir ara, yarağının gırtlağıma dayandığı bir anda yumuşak deliğinin iyice açıldığını hissedip, orta parmağımı ilk boğuma kadar soktum ve durdum. Hemen istemsiz olarak götünü sıkıp “ahh” dedi. “Gevşe yavrum, gevşe canım, bak duruyorum, birşey yok, birazdan alışacak götün, gevşet onu” dedim. Saniyeler içinde parmağımın etrafındaki baskının azaldığını hissettim. “Aferin yavrum, aferin sana” dedim ve taşaklarını usulca yalamaya devam ettim. Parmağımın çevresi iyice rahatlayınca parmağımı hafif hafif, bir milimetreden bile az hareketlerle, götünün içinde tatlı bir vibrasyon yapacak şekilde oynatmaya, titretmeye başladım. Yavrum “Aaahhhh” diye inliyor, daha önce dilimin yaptığı şeyi bu defa biraz daha kalın ve sert bir organdan hissetmenin şaşkınlığını yaşıyordu. Çok sürmeden deliğinin açıldığını hatta parmağımın geri kalanını içine emer gibi aldığını hissettik ikimiz de. “Ooohhhh abiiiii” diye inledi gözleri faltaşı gibi açık seyrederek yavrum. Parmağımın gerçekten de götüne girdiğini gördükten sonra zevkle “aaaaahhh” diyerek başını yastığa koyunca güzel sikini yine gırtlağıma kadar emip parmağımı bu defa biraz daha uzun, belki yarım santimlik hareketlerle ileri geri yaparak yavrumun tatlı götünü sikmeye başladım.

“Off abicim, bu güzel bir duygu gerçekten, hiç acımıyor şu anda. Ayrıca sanki içerden gıdıklanıyormuşum gibi oluyor” dedi.
“Aferin yavrum” dedim gülerek, “götün yumuşacık, sıcacık, çok güzel gevşettin onu, parmağım çok rahat sikiyor tatlı deliğini”.

Bunun üzerine biraz cesaretlenip ikinci parmağımı dahil ettim olaya. Yavrum götündeki parmağımın zevkiyle meşgulken işaret parmağıma da biraz jel koydum ve usulca orta parmağımın yanından sokmaya başladım. Bir an başını kaldırıp baktı, anladı, başını yastığa koyup bilinçli bir şekilde götünü gevşetti. Göt kaslarını kullanmayı da şimdiden öğrenmeye başlamıştı. İşaret parmağımı bir iki ani nefes alışıyla durup bekleyerek, ama kısa süre içinde tatlı oğlan mağarasının derinliklerine ulaştırdım. Bir süre sonra iki parmağımla rahatça siktiğimi hissedince “off şimdi daha da güzel oldu” dedi ve kendi söylediğine güldü. Gülünce istemsiz olarak ıkındığı için götü daha da açılınca ben fırsattan istifade yüzük parmağımı da kardeşlerinin yanına gönderdim. Bir anda ağzını “O” der gibi yuvarlak yaptı, hiç ses çıkarmadan başını aniden yastıktan kaldırıp hızlı hızlı nefes alıp verdi. Üçüncü parmağım girince kasılan deliği nefes alıp vermeler sonunda yine gevşedi. Artık zamanı gelmişti.

“Hazır mısın Gürkan’cım?” dedim.
“Sanırım” dedi, “acı yok şu anda, sadece götüm çok dolu sanki”.
“Normaldir o. Birazdan daha da dolacak. Senin bu muazzam götüne girmek benim için bir şereftir. Ama son kez emin misin?” diye sordum.
“Abicim, seni çok seviyorum. İçimde hissetmek istiyorum. Eminim, güven bana, sok artık güzel sikini götüme, hadi daha fazla bekletme, götüm o kadar gevşedi ki, sana hazırım artık” dedi yavrum azgın bakışlarla.
“Geliyorum yavrum. Hayatımın en güzel anını yaşamaya, senin götünü almaya geliyorum” dedim şehvetle. Parmaklarımı çıkarmadan jel tüpünü alıp yarağımın başına da biraz jel sıktım. Dizlerimin üstünde oğlanımın götünün altına geldim, üç parmağımla usulca sikmeye devam ettim. Onun “Aaaahhhh” inlemesi eşliğinde yavaşça parmaklarımı çıkardım. Güzel oğlan amı iyice açılmış, kapanmak istiyor ama kapanamıyordu.

Bacaklarını kaldırıp omuzlarıma dayadım. Yarağımın başını o güzel göt amcığına yapıştırdığımda ikimiz de şehvetle iç geçirdik. Sikimi deliğin üstünde kaydıra kaydıra gezdirdikten sonra “Ben sokarken acı duyarsan tuvaletteymiş gibi ıkın güzelim” dedim. Korku ve heyecan karışımı bir ciddiyet ifadesiyle fısıldar gibi tamam dedi. “Ama deliğini gevşek bırak, sadece içerden ıkın” diye de uyardım. Sonra yavaşça itmeye başladım yarağımı. Oğlanımın gözleri yine iyice açıldı, ağzı O şeklini aldı, ve söylediğim gibi ıkınmaya başladı. O an tatlı oğlan amının yine açıldığını hissettim ve yavaşça sikimin başını, başın bittiği yere kadar soktum ve durdum. Elinde olmadan, bir refleks olarak sıktı götünü. Ama sikimin başı gövdesinden çok büyük olmadığı için çok acımadı sanırım. Bir ah dedi sessizce, yüzünde de hafif şiddette bir acı ifadesi belirdi. “Tamam yavrum, aferin canım, başı girdi bak. Böyle duruyorum, daha fazla sokmuyorum. Ama acıyorsa söyle çıkarıyım hemen. Duralım istiyor musun?” dedim.
“Hayır, çıkarma. Çok acımıyor. Biraz yırtılma ve yanma hissi var. Geçicek şimdi di mi?” dedi tatlım.
“Şimdi geçicek, merak etme. Sen gevşet güzel götünü. İyice gevşet. İşte böyle. Aferin canım. Aferin sana.” Böyle durdum yavrum iyice gevşeyene kadar. Sikimin kafası böyle tatlı bir oğlanın götüne girmeyeli yıllar olmuştu. O yüzden ben de zaten biraz daha devam etsem dayanamayıp patlardım. İkimiz de sakinleşene kadar öyle durduk. Birazdan “Tamam abi, devam edebilirsin hiç acımıyor artık” dedi. Gülümseyerek sikimin başını tıpkı az önce parmağımla yaptığım gibi milimetrik hareketlerle sokup çkarmaya başladım. Deliğinde sikimin çok az da olsa ilk hareket etmesiyle bu yine gözlerini açıp bir şaşırdı ama götünü sıkmadı. Bir yandan da ıkındığını hissedebiliyordum. Sikimi her sokuşumda biraz daha ileriye gidiyor, düz bir gövdesi olan 15 santimlik yarağım içeri girdikçe daha da alışan oğlanımın götünü gevşetip açtığını hissediyordum. Böyle 5 dakika uğraşarak sonunda inanılmaz bir zevkle götünü taşaklarımda hissettim yavrumun. “Aldın oğlum, hepsini aldın sikimin!” diye sevinçle bağırdım. Bacaklarının arasından şaşkınlıkla baktı. “İçimde bir odun var sanki” dedi. Gülerek, “Sağol ama alışık olmadığın için sana öyle geliyor” dedim, o da güldü. “Resmen sikiyosun beni Ömer abi, benim bekaret gitti” dedi. Dudaklarına yapıştım. Bacaklarını arkamdan götümün üzerinde kenetledi, bana hırsla sarıldı ve yarağım köküne kadar içinde, ateşle, şehvetle öpüşmeye başladık. Öpüştükçe götü iyice açıldı liseli azgın oğlanımın. Artık ben de hazırdım.

Sadece götümü kaldırıp indirerek sikmeye başladım. Yılların hırsıyla yarağımı başına kadar çıkarıp sonra köküne kadar sokuyor, oğlanımın tatlı amının yumuşak duvarlarının yarağımın her yanını sardığını hissediyor, azıyor ve daha da hızlı vurmaya başlıyordum. Götüm inip kalktıkça, vuruşumun şiddetiyle Gürkan’ım altımda yukarı doğru fırlıyor, sonra yerçekiminin etisiyle yine aşağı iniyor bir sonraki vuruşumla yine yukarı fırlamak üzere gözleri nerdeyse kapalı, ağzı yarı açık bir şekilde bekliyordu. Sikmeye hiç ara vermeden onun yumuşak boynunu emiyor, onu hem götünden hem boynundan ürpertiyordum. Sikiş darbelerimin etkisiyle sesi titreyerek “Aaahhh, Ömer abicim, bu ne güzel bir duygu, yarağın içimde yılan gibi kayıyor, ooohhhh” dedi. “Gürkan’cım, hayatımda hiç kimseyi sikerken böyle duygular yaşamadım, seni çok seviyorum yavrruuummm” diye bağırdım. Bunun üzerine deli gibi ağzıma yapıştı yine. Bacaklarını iyice açıyor, ayaklarıyla götüme vuruyor, götünü alttan kaldırıp sikimi daha da derinlere almak ister gibi azgınca vuruyordu. Taşaklarım arada ezilip sıkışıyor, bundan duyduğum acıyla daha da hırsla sikiyor adeta oğlanımın güzel amına koyuyordum.

“Abi beni arkadan sikmeni istiyorum. Merak ediyorum” deyince, sikimi plop diye çıkardım yavrumun götünden. “Offff bomboş kaldı götüm, hadi sok hemen” diyerek yatakta ters döndü, başı yastıkta götü havada beni beklemeye başladı. Bir an o pamuk götün önümde domalışını hayranlıkla ve hayretle seyrettim. Ne şanslı bir adamım ben diyerek o harika oğlan götüne arkadan geçirip, kökledim ve o inanılmaz pamuk yumuşaklığını, bütün götünü, kasıklarımda, bacak aralarımda, taşaklarımda hissettim. “Offf yavrum, nefis sikiliyorsun, harika götüne koymak inanılmaz güzel, ne çabuk öğrendin, aslanım benim” diyerek ona duygularımı anlatmaya çalıştım. Yüzünün yarısı yastıkta olduğu için boğuk ama azgın bir sesle “Abicim o kadar güzel sikiyosun ki, öğrenmemek elde değil, harika bir duygu bu, domalt beni, sik beni” dedi. Alttan omuzlarını tutup vuruşlarımın şiddetiyle benden kaçmasına engel oldum ve beyaz götüne şak şak vurarak daha da hızlı sikmeye başladım. Emin olmak için sorduğumda hiç acı kalmadığını istediğim kadar hızlı sikebileceğimi söyleyince bütün tedbiri elden bıraktım ve hayatımın en çılgın sikişinin tadını çıkardım. Böyle çok gidemezdim, bir elimle alttan onun güzel yarağına asıldım ve son hızla sikmeye başladım. Birazdan yarağımın etrafında bir hareket oldu. Oğlanım bağırıyor, götü sikimi daha bir sert sıkıyor, yarağım pamuk götünün içinde şekilden şekile giriyordu. Elimdeki ıslaklıktan oğlanımın geldiğini anladım ve gerek sikimin etrafındaki hareket, gerekse anın muhteşemliği karşısında dayanamayıp “Aaahhhh yavruuummm, Gürkan’ımmmm, akıtıyorumm götüne oğlanımm, al abinin döllerini içine, ooohhhh” diyerek fışkırtmaya başladım. Hayatımda hiç bu kadar akıtmamışımdır. Kaç kere fışkırttım bilmiyorum yavrumun götüne ama azgınlıkla bir yandan da sikmeye devam ettiğim için götünün içinden vıcık vıcık sesler geliyor, götünden fışkıran döllerim taşaklarıma bulaşıyor, çıkan sesleri daha da arsız yapıyordu. Sonunda dayanamayıp köküne kadar dayadım, taşaklarımı da götüne sokmak ister gibi yüklenip oğlanımın üstüne yığıldım. Ağırlığımla o da çöküp yüzüstü yattı. Öyle kaldık.

Birazdan sikim küçülüp götünden fışkırır gibi çıkınca yine güldük. Sırt üstü yatağa uzanıp tatlı sevgilimi de üstüme yüzüstü uzanması için tutup döndürdüm. Her yer, üstümüz başımız, yatak, döllerimizle ıslanmıştı. Öpüşmeye başladık. Götünü mıncıklıyor, parmağımla yumuşak deliğini yokluyordum. Çaktırmadan baktım kan filan var mı diye. Çünkü kendimi kaybedip çok abanmıştım. Ama tertemizdi yavrumun götçüğü. Sadece döllerimle yıkanmış gibiydi.
Gözgöze geldik. Güldü, başını omzuma koydu. Tüysüz yanağını, boynunu, omzunu, burnunu, alnını, saçlarını, ulaşabildiğim heryerini yüzlerce öpücüğe boğdum. Öpücüklerim yavaşladıkça daha derin nefes aldığını, ve yavaşça uykuya daldığını sonsuz bir sevgiyle izledim.
,