Abazan Liseliye Kıyak ( Üçüncü Bölüm )
Birlikte geçirdiğimiz art arda ikinci günün sonunda 15 yaşındaki arkadaşım gece yine beni aradı. Sesini duymak o kadar güzeldi ki. O da benimle konuşmaktan çok mutluymuş gibi neşeli, sevgi doluydu. Hem sevdiği bir arkadaşı, hem saygı duyduğu bir abisi hem de sevgilisiymişim gibi bir yakınlık duyduğu ve bundan da en az benim kadar mutlu olduğu sesinden anlaşılıyordu.
“Ömer abi dün ve bugün yaşadıklarımı asla unutmayacağım. Hayatımın en güzel duygusuydu. Sikmek gerçekten çok güzelmiş. Dün sen ağzına alınca bundan daha güzel bir duygu olamaz diye düşünmüştüm ama yanılmışım! Bugün seni si-, ee pardon seninle sevişmek çok ama çok muhteşemdi. Bu akşam hep seni düşündüm. Sana ne kadar teşekkür etsem az. Sayende milli oldum” dedi kısa bir kahkahayla.
“Dostum, o zevk bana ait. Senin gibi iyi, kibar ve yakışıklı bir çocuğa ilk deneyimlerini yaşatmak benim için bulunmaz bir fırsat. Bana bu fırsatı verdiğin için asıl ben teşekkür ederim.”
“Ama ben sana çok karşılık veremiyorum. Gey olmaktan korkuyorum herhalde. Gerçi bugün ben de ağzıma aldım biraz ama onu bile yapmak benim için biraz zordu. Sadece bana karşılıksız bu kadar zevk verdiğin için sana birşey yapmak istedim. Yine de gey olduğumu sanmıyorum ama.”
“Hayır güzel kardeşim benim. Gey değilsin. Denemeler yapıyorsun. Karşılık verme konusuna da çok takma. Ben hayatımda çok kişinin ağzına verdim veya siktim. Her seferinde yapmasam da olur artık. Ayrıca senin vücuduna dokunmak, o güzel sikini elimde ağzımda, hatta içimde hissetmek benim için o kadar büyük bir zevk ki. O bana yeter.”
“Peki o zaman sen aslında benim popomu istemiyor musun? İnternette biraz araştırdım, galiba sikmek değil de sikilmek isteyenlere pasif diyorlar. Sen pasif misin?”
“Akıllı çocuk işte. Merak edip araştırmış, anlamaya çalışıyor ve açıkça soruyor. Aferin sana! Hayır ben ne pasif, ne aktif, ne gey, ne düzcinsel, hiçbirşey değilim. Ben istediğim herşeyi olabilirim. Sen de öyle. Bu tip etiketlere takılma bence. Ne istiyorsan onu yaşa.”
“Senin o tatlı popona gelince. Tabii ki isterim onu. Benim gibi oğlan seven biri için öyle yumuşak, beyaz, pamuk bir göte dokunmak bile bir ayrıcalıktır. Ama sana zarar verecek, senin istemediğin birşeyi de asla yapmam. Sen gençsin, safsın, tertemizsin. Senin mutlu olmandan başka birşey isteyemem. Eğer bir gün sen denemek istersen, hayatımın en mutlu anlarından biri olur seninle sevişmek. Ama sen istemediğin sürece ben sana zevk vermekten başka birşey istemem. Seni şimdiden çok seviyorum.” Bu son sözleri aslında istemeden ağzımdan kaçırmıştım. Bir an korktum. Birkaç saniyelik sessizlik saatler gibi geçti.
“Ben de seni seviyorum Ömer abi” dedi, “bir abi olarak, bir dost olarak, ama aynı zamanda bana erkek olmayı öğreten biri olarak. İyi ki varsın.”
“Sen de öyle Gürkan’cım” dedim hafif çatlamaya başlayan sesimle “ve sen istediğin, bana ihtiyaç duyduğun sürece de var olucam.”
İkimiz de duygusallaşmıştık. İkimiz de hayatımızda eksik olan birşeyleri beklerken birbirimizle karşılaşmıştık. İkimiz de çok mutluyduk. Telefonu kapatırken birbirimize yüzlerce öpücük verdik. Kapattıktan sonra da uzun bir süre onu düşünmekten uyuyamadım. Bana anlattığına göre o da uyuyamamış.

Sonraki birkaç gün görüşemedik. Telefonla beni arıyor, beni çok özlediğini, aklında hep benle olmak olduğunu söylüyor, hafta sonunu iple çektiğini anlatıyordu. Bunları duymaktan sonsuz mutlu olan ben ise onun hayaliyle yaşadığımı anlatıyordum. Derken hafta sonu geldi. Arabayla onu aldığımda hiperaktif bir görüntüsü vardı. İyice azmıştı yavrum! Ben trafikte ilerlemeye çalışırken elini sikime atıp beni zıplatınca ikimiz de gülmeye başladık. Yandaki arabalardan görecekler diye korktum ama birşey olmadı. Genç arkadaşım azgınlıkla utangaçlığını üzerinden atmış rahat davranışlarıyla ikimizi de mutlu ediyordu.

Eve gelince yavrum hemen dudaklarıma yapıştı. Bir haftalık özlemle içim içimesığmıyordu. O belirsiz ince sesli inilti yine duyuldu ağızlarımız birbirinin içinde erirken. Hala bilmiyorum kimden çıkıyordu o ses. İkimizden de herhalde. Öpüşürken ellerimi tatlı küçük poposuna indirdim. Eşofman üstünden çıkıntı yapan götünü okşadıktan sonra ellerimi donundan içeri sokup beyaz, yumuşak götünü okşamaya, mıncıklamaya başladım. Bu arada ağızlarımız hiç ayrılmadı. Beni iterek kanepeye oturttu ve eşofmanıma hücum etti. Nerdeyse şiddetli bir şekilde eşofmanımı ve ardından donumu çıkarırken, yüzündeki tatlı gülümseme izi olmasa belki hafiften korku bile duyabilirdim. Azgınlıkla üstüme saldırır gibiydi. Gerçekten bir canavar mı yaratmıştım!

Altımı soyar soymaz elini sikime ve taşaklarıma attı. Değişiklik olsun diye sikimde, taşaklarımda ve götümde hiç kıl bırakmadan traş etmiştim. “Off ne güzel olmuş, çok seksi” dedi ve diz çöküp önce sikimin altına sonra da taşaklarıma öpücükler vermeye başladı. Ben şaşkın bakışlarla onu izlerken “Ahhh yavrum, çok güzel ama emin misin?” diye sordum. Azgın bakışlarını bozmadan bana cevabını 15 santimlik sikimi alabildiği kadar derine alarak verdi. Sikimin nerdeyse tamamı ağzına girince ben “Oooaaahhhhh, tatlımmm beniimmm” diyerek nerdeyse bağırdım. O ise ellerini bacaklarımın üstüne koyup sikimin üzerinde bir kez yükseldi sonra yine indi. Bu defa köküne yaklaşmıştı. Ben faltaşı gibi açık gözlerimle hayatımın en güzel anlarından birini yaşarken tüysüz yüzlü yavrum yarağımın sadece başı ağzında kalacak şekilde yükseldi ve durdu. Bir damla tükürüğü dudaklarından kurtulup yarağımdan aşağıya süzülünce onu yakalamak ister gibi bir kez daha soktu sikimi ağzına ve tekrar yukarı çıktı. Sadece başımı emiyor, beni deli ediyordu. Dişlerini değdirmeden, dilini bolca kullanarak bu işi yapması beni şaşırttığı kadar, birkaç gündür 31 çekmek için bile dokunmadığım sikimi davul gibi şişirip patlamaya hazır hale getiriyordu. Derken sikimi yatırıp alt kısmını kökünden başına kadar sonra tekrar köküne kadar yalamaya başladı. Yarağımın üstünde bir aşağı bir yukarı çılgın gibi ve hızla gidiyordu; sanki yarağıma deli oluyor gibi bir hali vardı. Sonra aniden sikimin başını ağzıyla kapıp beni bağırtarak aşağıya iniyor biraz emdikten sonra emişi azaltmadan ağzından şlop diye çıkarıp taşaklarıma yöneliyordu. İnlemelerime aldırış etmeden tüysüz taşaklarımı tek tek ağzına emip diliyle yalıyor, sonra yarağımın yanlarına hücum edip biraz daha emiyor, öpüyor, yalıyordu. Sonunda yarağımı kökünden eliyle sopa gibi tutup üst kısmını emmeye, arada ağzından çıkarıp diliyle başını çevrelemeye başladı. Onu böyle yarak yerken görmek öyle seksiydi ki, her ağzına girişim içimi gıcıklıyor, içimden gelen sevgi ve azgınlık hisleri beni inletiyor, bağırtıyordu. Hayatım boyunca bir oğlanın bana bunu yapmasını hayal etmiş biri olarak zevkten ne yapacağımı bilemiyordum. Aniden anladım, onu da uyarmaya yeltendim “Ahhh güzelim, Gürkan’ım geliyorum yavrumm, çekil isterseeennn.”

Ama o devam etti. Kararını çoktan vermiş gibi bir hali vardı. Şlop şlop emme seslerini iyice artırarak bir-iki kez daha inip çıktı ve ağzında iyice sertleşip zonklayan, kasılan yarağımın sadece kafasını içerde tutarak döllerimin fışkırmasını hissetti. Bir yandan da çabuk çabuk yutuyordu ama o yuttukça gerisi geldiği için dudaklarından sızan döllerim yarağımdan aşağıya iniyor, taşaklarımı kaplıyordu. Acemi olduğu için sikimin geldikten sonra ne kadar hassas olduğunu düşünmeden emmeye devam edince “Aahh, dur yavrum, ahhh yeter” diyerek onun kafasını ittim ve hassas olduğumu anlatıp onu koltuk altlarından tutup yukarı çektim ve öpmeye başladım. Ağzında kendi döllerimin tadını aldım. Deli gibi öptüm onu. Ağzını adeta yedim.
Sakinleşince “Nasıl oldu bu… sen… nasıl…” diyebildim nefes nefese. Azgın azgın gülerek “biraz internetten film seyrettim, biraz teknik okudum, bir de derine almak için bir salatalık kullanarak pratik yaptım” dedi.
“Ama neden?”
“Seni seviyorum Ömer abi. Sana zevk vermek istedim. Hem hafta boyu düşündükçe senin sikini de özlediğimi anladım. Onu yemek yutmak istedim. Hala da istiyorum.” dedi ve ağzıyla ham yapıcakmış gibi sikime hamle yaptı. Ben orgazmın hassasiyetiyle onu zor tuttum, kendime çekip “aslanım benim, canım kardeşim, sevgilimm” diyerek onu öpmeye, öperken de soymaya başladım. O inliyor, kendini bana bırakmış bir bebek gibi soyulmayı bekliyor, ateşle beni öpüyordu.

Çıplak kalınca boynunu, memelerini, göbeğini dakikalarca yaladım, ve onu daha da azdırmak için sikine dokunmadım. Sızlanıyor, sikini ağzıma sokmaya çalışıyor, ben elinden kurtulup bacak aralarını, taşaklarını, taşaklarının altını yalayınca bağırarak inliyordu. Bir ara oğlanın sırtı kanepede, bacaklarını kaldırıp geriye yaslayarak onu iki büklüm yaptım. Güzel göt deliği, pembemsi beyaz yıldızı ortaya çıkınca önce bacaklarının arasından zıp zıp zıplayan sikini yaladım, sonra taşaklarını, perinium denen kısmı bir güzel yalayıp emdim. Küçük oğlan deliğine dokunmadan götünün yuvarlaklarını emerek yaladım. Hafif hafif ısırdım, öptüm. “Ahhh Ömer abi, aahh götümmm..” diyen oğlanın zevk çığlıklarıyla mest olarak götünün deliği hariç her yeriyle ağzımla seviştim. Bir an durdum, beklentiyle göz kırpar gibi açılıp kapanan yıldızına bir baktım ve aniden, çılgın gibi dalışa geçtim. Dilimle o güzel yumuşacık deliği şapur şupur sırılsıklam yapıp, dudaklarımın içiyle iyice çevreledim ve emmeye başladım. “Aaaahhh, Oooohhhh, ahhhhh abicim, ye götümü, em deliğimi, aahhhh” diye bağıran canım oğlanımı hiç tatmadığı zevk diyarlarına taşımıştım yine. Dilimi sertleştirip ucunu deliğine soktum ve dilimle sikmeye başladım o tatlı, pembe deliği. Gidebildiğim kadar derine gittiğimde güzel yavru artık gözleri faltaşı gibi açık, dizleri kulaklarında, iki bacağı arasından beni seyrediyor, götünün ilk defa, bu kadar yumuşak bir organ tarafından açılmasına şaşkınlıkla şahit oluyordu.

Dilim yorulunca bacaklarını indirdim, azgınlıktan bitkin düşmüş oğlanımı elinden tutup kaldırdım ve yukarıya, yatak odama götürdüm. Yolda giderken ben arkasından boynunu öper, götünü mıncıklar, taşaklarını ve sikini avuçlarken, o kafasını geri atarak gittiği yeri görmeden yürüyor, kendini tamamen bana bırakıyordu. Onu yatağa usulca sırt üstü yatırdım. Bağırmalarına aldırış etmeden tatlı yarağına hücum edip, bol tükürükle emdim, sırılsıklam yaptım. Hiç beklemeden üstüne çıkıp yarağını ahh diye inleyerek deliğime hizaladım, “Bunu hakettin” dedim ve ağır ama emin adımlarla köküne kadar sokarak oturdum. Hiç beklemeden dizlerimin üstünde oturup kalkmaya başlayınca yavrum elleriyle alttan götümü tutup yataktan götünü kaldırarak sikmeye başladı. Bunun üzerine ben durup onun ağzına yapıştım ve işi ona bıraktım. Gençliğin verdiği azgınlıkla götüme alttan şap şap vuruyor, vurdukça azıyor daha hızlı vuruyordu. 13 santimlik yarağı götümden çıkmadan sikebilmek için kısa ama sık vuruşlar yapıyor zaman zaman hızından götü görünmez oluyordu. O hızla sikerken götümü tuttuğu ellerini bazen açıyor, götüme aynı anda iki eliyle orta şiddette şaplaklar vurarak beni deli ediyordu. İki vuruşundan birinde “ah, oh” diye bağırıyor, taşaklarının çıkardığı sesler ise traş ettiğim kılsız götümde iyice bir şaklayarak odayı inletiyordu. Bir iki defa siki götümden o hızla çıkınca hiç elini kullanmadan tekrar lap diye soktu götüme hiçbirşey olmamış gibi. Ne muhteşem bir zevkti o öyle.

Birazdan yorulmuş, ter içinde kalmıştı. Olayı devralıp biraz da ben zıplamaya devam ettim ama favori pozisyonumuza geçme zamanı gelmişti. Onun ilk defa mili olduğu pozisyona. Ben onu götümden lap diye çıkararak sırt üstü yattım, bacaklarımı havaya kaldırdım.Hiç konuşmadan, açılmış gözlerle bacaklarımı omzuna alarak yarağını cart diye götüme soktu ve bir hafta önceki gibi kalça ve bel hareketleriyle beni sikmeye devam etti. Piston gibi girip çıkıyor, saniyede 2-3 kere gibi bir devirle vurdukça tüysüz taşaklarıyla kılsız götümün çarpışması azgın sesler çıkarıyordu. Birden durdu ve “yeni birşey denek istiyorum abicim, arkadan sikebilir miyim” dedi heyecanla, nefes nefese. Ben zevkle olur diyince yine cart diye çıkardı sikini ve benim domalmamı bekledi. Başımı yastığa koyup götüm havada ona sundum. Arkamdan soktuğunda zevkten ikimiz de inledik. Oğlanım artık ayağa kalkmış, dizlerini kırarak adeta götüme binmiş ellerini iki yanımdan yatağa koyarak beni öyle sikiyordu. Bir süre sonra alttan benim kazık gibi sikimi de eline alıp 31 çekmeye, iki taraftan aldığım zevkle beni çıldırtmaya başladı. Kısa süre sonra ikimiz de bağırmaya başladık. Daha önce çok nadir yaşadığım birşey olmasına rağmen aynı anda geldik ikimiz de. Götümde iyice sertleşen 15 yaşındaki yarak art arda kasılarak içime fışkırtırken, benim sikim de onun elini ikinci posta döllerimle dolduruyor, bu arada kasılan deliğim onun sikini daha da sıkıyor, zevk veriyordu. Kollarıyla bana sımsıkı sarıldı, tüm vücuduyla üstüme yapışarak sikini gidebileceği en derin noktada tutmaya çalıştı bir süre. Görüntü dışarıdan harika olmalıydı. Altta, başı yastıkta, götü havada domalmış 36 yaşında bir adam, onun üstüne çıkmış ve siki taşaklarına kadar altındaki göte girmiş beyaz tüysüz bir oğlan, tüm vücuduyla kaçmasın der gibi altındaki adamı sarmış arada bir hala kasılan beyaz götüyle son döllerini de akıtıyor. Rüya gibiydi doğrusu.

O nefis anın da sonu geldi tabii. Yavrumun siki küçülüp götümden çıkınca ikimiz de güldük ve anın büyüsü artık bozulmuştu. Yatağa ölü gibi yuvarlanınca ben de yan yattım ve bir süre onu seyrettim. Sessizce birbirimize bakıp arada gülüyor, bu yaşadıklarımızı konuşarak bozmaya gerek olmadığını bilir gibi sözcükler olmadan anlaşıyorduk. Ama sonunda “Bir yıkansak iyi olacak galiba” dedim. O da güldü ve “Kesinlikle” dedi. Duşa girip birbirimizi yıkamaya başlayınca ikimizin de yaraklar kalktı yine! Sıcak suyun altında onun tatlı sikini emmeden bırakamazdım. Ama o da beni bırakamıyordu. Önümde diz çöküp sikimi iştahla yemeye başlayınca ağzına ne kadar yakıştığını düşündüm ama söylemedim. Duştan akan suyun altında daha da seksi görünüyor, taşaklarımı yalarken kazık gibi olmuş sikim beyaz tüysüz yüzüne sürtünüyordu. Yine onu kaldırıp bu defa sırtını döndürdüm ve az önce yaşattığım zevkten biraz daha tattırarak pembe yıldız şeklindeki göt deliğini yaladım zevkle. “Ahhh abicim bunu çok güzel yapıyorsun, sen kafaya koydun galiba götümü sikmeyi” dedi kıkırdayarak. “Hiç aklımdan çıkmadı ki yavrum” dedim şakayla, “ama yalaması da çok güzel bu tatlı götü!”

Geniş duşta ellerini musluk kısmının altındaki duvar çıkıntısına koydurarak domaltım yavrumu. Daha da iştahla daldım tüysüz göt yarığına. Tertemiz 15 yaşındaki götü ellerimle de okşuyor, mıncıklıyor, arada bir hafif şaplak atıp titremesini izliyor, sonra da çanaklarını ısırır gibi ağzıma alıp emiyor, götüyle sevişiyordum. Bir an ayağa kalktım. Arkadan oğlanıma sarıldım. İki posta gelmeme rağmen bu manzara ve inanılmaz güzellik karşısında yine kazık gibi olmuş yarağım beyaz oğlan götünün yarığında kendine yer buldu. O an akıtıcak gibi oldum. Suyla ve tükürüklerimle kayganlaşmış göt yarığında ister istemez ileri geri giderek sikime zevk verirken, abazan liseli aşığımın da belki farkında olmadan götünü aşağı yukarı hareket ettirdiğini hissettim. Arkasından başını tutup bana çevirdim ve akan sıcak sular altında tatlı ağzını şehvetle hissederek öpüşmeye ve yumuşak götünün yarığında taş gibi sikimi kaydırmaya devam ettim. “Ahh abi, ohh abi, sikini götümde hissetmek çok güzelmiş, ben bu ibneleri anlıyorum şimdi” dedi. İkimiz de kahkahalarla güldük. Doğruldu, götünün arasından sikimi çıkarmadan bana yaslandı ve kafasını yan çevirerek öpüşmeye devam etti. Sonra durdu ve fısıldar gibi “Belki başka zaman” dedi.