Şeyma’nın yedikleri büyüyor 4
On gün rahat geçti. Sanki hayatımı baştan aşağı değiştiren olaylar yaşanmamış gibi. Yeğenler ile gündüz deniz, akşam TV, kitap. Tam rahat tatil ortamı. Bir iki gece tilki suratlı herif aklıma gelip yatak içinde ağlayarak sızmak dışında, her şey sakindi. Eski enişteyi de iki üç günde bir çocuklarını yemeğe veya onun evinde kalmaya götürmek için aldığında gördüm. Her gördüğümde sinirim yükseldi ama o hiç bir şey yaşanmamış gibiydi tavırları. Bir gece çat kapı geldi bir akşam yemeğinden sonra, elinde bir şişe şarap, yanında çocuklar hayırdır dedim.

– Çocuklar burada kalsın bu gece, ben sabaha doğru İstanbul’a gideceğim. Gelmişken de oturalım, senin borçların için danışmanlık yapayım. Gerçekten de bir saat içinde benim aylardır içinden çıkamadığım karmaşayı düzene koydu. Ne İngiliz ne tilki surat konusu açmadı. Öncelikli ödemeleri belirledi, çok faiz ödediğim kartları nasıl iptal edeceğimi anlattı, banka ödemelerini nasıl düzene koymam gerektiğini gösterdi. Muzaffer’den bahsedince boş ver dedi, ne kadar geç ödersen fark etmez senet mi var aranızda. Önce banka borçları, sonra Muzaffer, en son da ben. Sorun çıkarırsa ben ararım iti.

Şişe bitti, ilk defa sohbet ediyordum nalet eski eniştem ile. Giderken kapıda bir ay sonra demiştim ama Muzaffere deyince.

– Ne kadar almıştın o sevimsizden?

– 7

– Dikkatli ol taşra esnafıdır, o it. Faydalanmaya kalkar.

– Asıldı zaten laf ile dedim. Güldü.

– Seninle bir geceye 77 verir o herifçioğlu. İngilizler bir öncekinin iki katını vermek için on kere aradı.

– Niye iki dakikada kabalaştın yine, ne güzeldi bu akşam. Hani söz vermiştin.

– Uff ergen kız gibi davranma, yaşanmış bir şeyler işte, çok güzel kadınsın. Kapattım tamam. Baldızım olmasan o göt kadar şehirde ben de adam ile aynı şeyleri düşünürdüm. Kadın mı görüyor orada.

Sinirle ve ne anlama geldiği söyler söylemez aklıma dank ettiği için salakça cevap verdim. Cevap verir vermez suratında oluşan gülümsemeden de pişman oldum.

– Sen benim eniştem filan değilsin. Git hadi.

Ertesi gece ablam yıllık izni için gelince kaçtım hemen eve. İki İngiliz bir kaç kere daha aradı, açmadım mesaj yazıp İzmir’e gelir misin seni misafir ederiz haftasonu diye yazdılar. Cevap vermedim, hala paraya ihtiyacın varsa ikimiz haftasonu için biner öderiz mesajı geldi en son. İkimiz derken nasıl bir teklif bu, off neler sardım başıma. Bin dedikleri dolardır herhalde.

Mecburen tekrar anne ve babam ile geçirdiğim ilk günlerden beri aklımda olan kendi evim için plan yapabilecek durumdayım artık. Her sabah ıslanmış bir külot ile kalkıp evdeki tek banyoda bunu anneme çaktırmadan yıkamak veya odamda gizlice şarap içmek bu yaşta çok zor geliyordu. İki ay sonra taksitlerin biri bitecek, kredi kartı derdinden de kurtuldum. Okula yakın küçük bir eve çıkabilirim belki. Babam kocamın evindeki eşyalarımı bir kamyonet ile almış depoda duruyor. Okula gidip avans istedim vermedi hayvanlar. Geçen ayki maaşımdan artan bin lirayı o akşam eniştem hayır demiş olmasına rağmen Muzaffer dallamasına gönderdim. Nasılsa tamamını ödeyemeyeceğim yüzüm olsun. Bir saat sonra aradı, ne acelesi vardı diye, eve gelmişken yatırayım dedim deyince, burada mısın ya, hadi yarın öğle yemeğine gel dedi.

Yemekte ek süre istemek daha makul. Eniştemin sözleri aklımdan çıkmıyor. Bu herife versem borcumu siler, ama bu boktan şehirde cümle aleme rezil olmak var. Kot üzeri bele oturan bir gömlek ile çıktım evden. Kapı önünden taksiye atladım. Ofisine girerken üstten bir düğme açtım, üç herifin sikini yemiştim para karşılığı, biraz dekolte gösterip borç ertelemek ne ki benim için artık. Tamam ilkinde para karşılığı değildi ama sonuçta karşı taraf para vermişti.

Ofisinde dışardan söylenenler ile yemek yedik. Borç konusunu yemekten kalkar iken söyledim. Bir ev tutmak istediğimi biraz zamana ihtiyacım olduğunu filan. Genç güzel kadınsın tek başına rahat yaşayamazsın bu şehirde var mı bir koca adayı diye girdi yine lafa. Yok dedim bir süre daha düşünmüyorum. Yine aynı laflar dilinde. Her kadının ona kol kanat gerecek bir erkeğe ihtiyacı vardır, senin gibi güzel kadını yaşatacak parası da gücü de olacak diyerek yolcu etti öküz. Yemek boyu göz ucu ile takıldığı hafif dekolteme bir daha takılarak tekrarladı erkek dediğin her şeyiyle evin içinde de dışında da güçlü olmalı diye. Şüphe yok artık herif benim için yanıyor ve hayvanca asılıyordu. Evde kaldığım sürede hep olduğu gibi o gece de eski kocam ve siki yine rüyama girdi. Sabah sırılsıklam olmuş çamaşırlarım ile uyandım, odamda banyo olsa tam mastürbasyonluk havamdayım. Bir evim olmasını tam da bu yüzde istiyorum belki de.

Bir gün sonra sabahın köründe mesaj geldi. “Yarın uğra yine yemeğe, bir ev var sana onu gösteririm” “ Kirası nedir” yazdım. “ Senden kira mı isteyen var” “Olur mu öyle şey mahçup olurum” “ Senin gibi güzel bir kadına güçlü bir erkek olarak kol kanat germek bizim borcumuz” yazdı. Gerilen başka yerleri var bence şerefsizin ve güçlü bir erkek lafı yine araya sıkıştırılmış. Açıkça ben kol kanat gereyim gücüm de yerimde diyor öküz. Madem öyle dizüstü dar bir etek üzerine hafif dekolteli kolsuz bir bluz giydim üstüme. İnce bluz içinde sütyenim belli oluyordu. Böyle sokağa çıkamayacağımdan üzerine ince bir ceket ile örttüm kıyafetimi. Saçlarım omuzlarımda, hafif makyaj renklendirdi yüzümü ve tatilde yanmış cildimi. Taksi ile ofisine gittiğimde kapı önündeydi. Güzel bir et lokantası açılmış gel arabaya geçelim demesi ile yeni BMW’sine oturduk. Yeni saç sakal traşı olmuş, ilk defa hacı yağı değil parfüm kokuyor. Kolunda altın Rolex’i, gövdesi ile bir olmuş göbeği ve kısa kollu lacoste tshirtin sergilediği kalın kıllı kolları ile tam bir hacıağa.

Sonunda kahve faslına gelince üzerimdeki ceketi çıkardım ve yandaki sandalyeye eğilerek astım. Şimdi kaçınmaya çalışsa bile gözleri göğüslerime takılmadan muhabbeti sürdüremiyordu ki göğüs dekoltem yok denecek kadar azdı ama bluz tam üstüme yapışan cinsten. Bu güzelliğin kıymetini bilmedi kocan diye lafa girdi tekrar. Tatlı söyledi, ben yemiyorum dedim. Bir tatlı ile bozulmaz bu güzellik ye diye ısrar etti. Ben borç konusunu açtıkça konuyu kapattı. Ev konusu da borç konusu da çözülür aramızda sorun değil sen benim himayemdesin artık. Ne zaman olmuştu bu himaye?

Eve bakalım diye ayağa kalkınca şehrin yeni mahallelerinde yapılmış, genelde üniversite öğrencilerinin ve bekarların yaşadığı stüdyo dairelere doğru yola çıktık. Arabaya otururken yine giydim ceketimi, elbisen çok yakışmış ceketsiz daha iyiydi diye ilk atağını yaptı.

– Çıkarsam mı dışarıda ayıp olmaz mı?

– Araba içindeyiz canım, rahat otur. Çıkardım ceketimi katlayıp ön koltuktan arka koltuğa eğilerek bıraktım. Yeterince görmüştür herhalde bacaklarımı. Herifin evine doğru gidiyoruz. Gerildim bir anda hedefim biraz vücut sergilemekti sadece,boş evde en fazla biraz asılır herhalde sonra döneriz. Konuyu dağıtmak için lafa girdim.

– Eşyalarım da var, en kısa sürede öderim borcumu.

– Aman boş duruyor zaten ne zamandır, esk**en yengenden kaçıp kafa dinlemek için giderdim. Yıllardır onu da yapmıyorum. Eşya ihtiyacı da yok her şeyi tam. Aferin salak karı durduk yerde herifin tam döşeli garsoniyerine gidiyorsun diye söylendim kendime. Rüşvetçi imar müdürü aklıma geldi, şerefsiz enişteme binlerce lira bana da 2100 TL kazandırmıştı on dakikada. Neler düşünüyorum bu öküzün de mi altına yatacağım. Yan gözle baktım. Altı bin borcu kaç kere de siler acaba? Çıkarmalıyım bunları aklımdan.

– Geldik sesine irkildim. İki katlı dört daireli bir apartmanın açık otoparkı. Elim ceketime gitti.

– Kalsın dedi. Biri boş diğerlerinde de bizim aşçı kadın ile muhasebeci oturuyor, işteler şimdi.

Kapıyı açıp içeri girdik. İkinci kata çıkarken arkamdaydı. Kalçamı örten ceket olmayınca dar etekten iyi bir manzara sunuyordum yaşlı ite. Arabadan inerken aldığı bir torbadan anahtarı bulup açtı kapıyı. Tam döşeli bir ev yeni temizlenmiş.

– Bakıp çıkalım hemen dedim.

– Tamam tamam sen yeterki beğen

– Bu ev pek de yıllardır gelinmemiş gibi değil.

– Dün temizlettim. Dolap bile dolu bir viski koy da içelim. Viski mi diye sorunca güldü. Dışarda hacıdır bu şehirde herkes ama evde dolap boş durmaz. Dolabı karıştırdım kendime de bir bira açtım ona bir bardak viski koydum. Boş beleş konuşarak bitirdik elimizdekileri. O koltukta ben kapıya yakın bir sandalyede. Gözleri hep göğüslerimde.

– Güzel bir kadın ile içince farklı oluyor. Hiç bu kadar zevk almamıştım bu meretten. Ne diyorsun beğendin mi evi? Gel odalara da bir daha bakalım istemediğin eşya varsa indirt depoya. Odalardan biri küçük bir depo kadar zaten. Tam döşeli yatak odasının içinde ayakta dikilip bir an önce kaçmaya çalışırken cebinden bir kutu çıkardı. Uzat bakayım bileğini. Kalın altın bir bileklik.

– Muzaffer Bey bu ne?

– Bu evin kadını olmanı istiyorum. Bilekliği taktığı elimi sonra kolumu öperek bana iyice yaklaştı.

– Muzaffer Bey lütfen diyerek kolumu çektim.

– Hayır deme. Kapıldım sana. Hep aklımdasın. Kadınım ol bu evde yaşa

– Aman o nasıl söz. Ben bunu beklemiyordum Muzaffer Bey. Ben gideyim.

– Tamam gidersin, dur. Otur bir konuşalım diyerek yatağın ucuna oturttu. Karımı o. Koynuma girdiği bile yok. Bak bana borcunu filan unut. İstediğin kadar yaşa burada sadece benim karım ol, tapusu bile senin olsun.

Ellerimi tuttu, öptü. Herifin asılacağını tahmin ediyordum ama bu beklenmedik oldu. İstersem rahatlıkla buradan çıkarım, ya da bir kat da bu ihtiyara verip tüm dertlerimden kurtulurum.

– Çok güzelsin, ateş düşürdün içime. Bu yaşlı adamın karısı olur musun?

– Ama nasıl olsun ki adım çıkar.

– Kimseler bilmeyecek diye atıldı hemen.

Kolumu öpe öpe boynuma geldi, kafamı çevirdim. Batan sakalları tüylerimi diken diken etmişti.

– Durun lütfen Muzaffer Bey. Durdu ama burnundan soluyordu.

– Bekle lütfen diyerek içeri gitti. Eteğimi üstümü toparladım. Elinde bir kağıt ile geldi.

– Al bak bu da tapu sen imam nikahla karım olmaya he de. Tapuya gideriz pazartesi, bu sende dursun.

Tekrar yanıma oturdu. Nasıl yani bu adamın metresi mi oluyordum şimdi. Bekledi tekrar kucağımda duran elimi tuttu. Diğer eli ile yanağımı tutarak çevirince dudaklarıma yapıştı. Sivri sakalları dudaklarıma batarken eli sıyrılmış eteğimden açılmış bacaklarımda idi. Ne yapıyorum ben böyle? Benden neredeyse otuz yaş büyük. Geri çekildim tekrar, elini çekmeden durdu.

– Aşık ettin beni kendine yalvarırım hayır deme.

Kalın eli ilerledi, elim ile tutup ilerlemesini engelledim. Yatağın kenarını oturmuş bir itiş kakış halinde idik. Eli ise hala çorapsız çıplak bacağımın üstünde, hafif hafif sıkıyordu. Kalın dudaklarındaki viski tadı hala ağzımda. Parmakları da kalın nasırlı, benim ince cildimi kazımakta.Elini itekledim bir kere daha.

– Affet beni diyerek geri çekildi. Öylece durduk bir süre. Sen de huzur bulacaktım.

Şaşırtıcı bir hareket ile kafasını dizlerime koyup çocuk gibi uzandı. Bir eli dizimi tutuyordu, diğer eli ise belime dolandı. İtekleyemedim bu masum yatışı. Çok kısa süre sonra sıcak nefesini dizimin biraz üstünde hissettim. Sıcak erkek nefesi ve sıcak kalın dudakları değdi bacaklarıma. Diğer eli belimi okşadı, okşarken bile parmakları sert sert belime battı. Muzaffer Bey, gidelim dedim ama belimdeki her bir parmağı ayrı bir penis sanki. Eli diğer bacağımda idi belimi okşayan el ise eteğimin yandaki düğmesini açtı bile. Tepki veremedim. Vermek istemedim, gerçekten çok güçlü, kokusu, sert kalın parmakları, bacağıma batan derisi. Erkeklik kokuyor her hareketi. Eli bacakaramı sıkıp sıkıp bırakıyordu. Kafasını kaldırdı ayağa kalktı, omuzlarımdan yavaşça iterek yatağa yatmamı sağladı. Üzerime ağırlığını vermeden eğilip tekrar dudaklarıma değdi dudakları. Etli kocaman ağzı ağzımı kapladı, yanaklarımı gezip dudaklarıma geldi yine. Bir parmağı çamaşırıma ulaştı bile. Dudaklarım tepkisiz hala ama amım çoktan her zamanki tepkisini verdi, ıslağım kahretsin.

– Offf yangın var burada yangın diyerek parmaklarını çamaşırım üzerinden am dudaklarıma bastırdı. Titredim aralanan dudaklarımı emdi tekrar. Dili dudaklarımda gezindi, dudaklarım am dudaklarım kadar hassas şimdi. Eteğimi çekerek çıkardı. Dev gibi elleri bacakaramı avuçladı. Çok sert elleri. Dudaklarımı daha da aralayınca dilini dolaştırdı dudaklarımda. Sadece önümü değil iki tarafımı da sertçe ezdi kocaman eli. Erkekliği de böyle olsun sert, ezsin beni. Göğüs uçlarım yanıyor. Dili ağzımın içinde artık. Kalın dudaklarını emmemek için tutuyorum kendimi.

Ayağa kalktı aniden. Üzerindeki tshirti attı.

– Domal şuraya dedi

Şaşırıp durdum bir an.Heyecanım tırmanırken durmuştu her şey. Beklemiyordum böyle ani bir geçiş. Sanki domalmayı bilmiyormuşum gibi duraklayınca, dört ayak üstünde ters dön dedi. Yavaşça dönerek dediğini yaptım ve yapar yapmaz kalçama bir tokat indi.

– Ne yapıyorsun sen diye bağırdım.

– Çok güzel karısın be taş taş. Aylardır aklımda bu güzel götün. Geriye doğru baktım. Pantolonu da çıkardı. Koca göbeği yarısı beyaz kıllarla kaplıyken daha da iri. Don ile önünde domalmış haldeyim, çaresiz bekleyen bendim artık. Kalçalarımı iki eli ile sarıp arasına sakallı suratını bastırıp, derin bir nefes aldı.

– Oooo mis gibi taze amcık.

İrkildim bir anda. Ağır sapığa çattık. Buradan kaçış da yok artık. Çamaşırımı indirip dudaklarını ve dilini kalçamda gezdirmeye başladı. Sıcak dudakları yakıyor cildimi. Sakalları batıyor ama dili gitgide deliklerime ilerliyordu. Doğru düzgün öpüşmediğim bir herif, şimdi kadınlığıma kafasını gömmüş kalçalarımı avuçluyor öpüyordu. Aylardır yaşamadığım oral seks bacaklarımı ellleri iki yana aralayınca gerçekleşti. Önce dili değdi, sonra sakalları ve dudakları. Sakalları battı ama dili sert ve kocaman bir tur ile her yerimi dolaştı. Yana çekti çamaşırımı ve tekrar alev alev dudakları ile kadınlığımla buluştu.

– Am değil çeşme bu erkeksizlikten sırıl sıklam olmuşsun lan hemen. Dilini alttan üste gezdirdi. En ummadığım adam arada sivri sakalları ile canımı yakarak suratını kadınlığıma gömmüştü. İki eli ile kalçalarımın arasını iyice açıp kadınlığımın dudaklarını emdi çekiştirerek. Dizlerimde güç yok. Tüm kanım bacak aramda sanki. Her şey durdu sadece koca dilin kadınlığımı dıştan yalamasına odaklandı vücudum.

– Tazecik amcıklım tomurcuk tomurcuk

Uğraşa uğraşa üstümü çıkardı, sütyenimin kopçalarını da açtı. Ters çevirdi acele ile. Tekrar saldırdı aynı yerlere. Kadınlığımın küçük dudaklarını dudaklarının arasında ezmesi aynı anda hem inletiyor batan sakalları ise daha da canımı yakıyordu.

– Yavaş sakalların derken inleyen sesime şaştım.

– Ne tatlı bu amcık, ne zaman sikti seni en son. Konuşmayı seviyor demek ki Muzaffer amcamız.

– Aylar oldu yavaş lütfen. Ahhh diye zıpladım tekrar dili ile bızırımı kıstırınca. Bu öküz herif yalayarak boşaltacak beni.

– Ne tatlı suların.

Koca bir dil önce içimde, sonra aşağıdan yukarı dışımda gezindi. Çok özlemişim bunu. İçime giren parmağı. Kolları ile bacaklarımı kavramış durumda. Dili ne büyük ve sert. Az evvel cildimi kazıyan nasırlı kalın parmak içime kaydı. Acı ve zevk ile bağırdım. Çıkardı içimden çıkar deyince. Dudakları arasında bızırım. Arada iki bacağımın iç kısımlarını emerek dişleyerek acıtıyordu. Sonra tekrar kadınlığımda. Dili tekrar bızırımda yine nazik nazik ezdi, elleri yukarı göğsüme ulaştı. Ahh göğüslerim kalın parmaklarına hapsoldu. Kutsal üçgeni tamamlamıştı. Göğüs uçlarım ellerinde bızırım dilinde.

– Doyulmaz bu amcığa be. Offf memelerin de bomba imiş kız.

İki göğsüme birden saldırdı elleri. Acıdı göğüs uçlarım ama elektrik çarpar halde her hoyrat yoğurmasında. Gelmek üzereyim durma diye bağırmak istiyordum. Bir iki dil darbesi uzağım orgazma. Ağzım aralık soluyorum sadece.

Bızırımın üzerinden göbeğime oradan göğüslerime çıktı.

– Nereden büyüttün bunları? Yerim ben. Fazla yemeden dudağıma yapıştı. Ağzında kendi kadınlığımın ıslaklığı, kokusu. Kadınlığımdan çıkardığı dili ağzımın içinde şimdi. Ben de saldırdım etli dudaklarına. Koca göbeği ve erkekliği göbeğimi ezmekte. Orgazmın kıyısında olmanın coşkusu ile boynuna kıllı sırtına sarılmış halde bacaklarımı araladım. Dilimi uzattım emdi. Siksin artık beni. Hafif kalçası doğruldu. Aylar sonra bir sikin o sert ama kadife başı prezervatif olmadan, ıslak kadınlığıma değdi. Hedefini kolay buldu ohh işte buydu özlediğim. Gözlerinde bir vahşilik ile gözlerime baktı. Böyle ıslak amcık görmedim ben yıllardır. Kasma kendini. Başı içinde kadınlığımın, kolay girdi. Yavaşça ağır gövdesi üzerime çöktü ve bekaretimi kaybettiğim an gibi acı ile sikin gövdesi de içime yerleşti. Nefessiz kalıp bağırdım. Geri iteklemeye çalıştım. Altında eziliyor içimdeki genişlemenin şaşkınlığı ile terliyordum. Bağırdım Üzerimdeki dev cüssenin ağırlığından ve içimdeki genişlemeden nefessiz kalarak. Biraz doğrularak git gele başladı. Geri çekilirken içim daha da gerildi sanki.

– Canım yandı yavaş dedim.

– Yanar tabii daha çocuk çıkmamış tomurcuk amcığından. Yarı dizlerinin üzerinde doğrulmuş halde bacaklarımı iyice açarak katladı. Kalın kolları ile bastırdı bacaklarımı. Top oldum altında. Gördüğüm kalın kıllı bir göbek ile bacak aramın buluşması sadece. İçime giren sik kalın olmalı, bacaklarım bu kadar açılmasına rağmen belinin yavaş hareketleri ile oynadıkça içimde kalın bir kütük geziniyordu. Korkunç bir baskı var girişimde bızırımın üstünde kadınlığımın iç durvarlarında. Alnı terlemiş gözlerini kapatmış aynı tempoda yavaş ama sert ileri geri bel hareketi ile sikilmekteyim. İçimdeki kalın şeyi hızlıca bir iki santim içime iteklediğinde inliyordum, yavaşça geri çektiğinde tüm kadınlığımı da geri çekiyordu sanki. Sızlama sürmekteydi, ama genişleme, içimde daha önce ezilmemiş noktaları ezen sikin baskısı baş döndürücü. Gövdesi içimde değilmemiş yerlere sürtüyor, üstüme abandığında bızırımdaki baskı baş döndürüyordu. Bir erkekliğin sıcaklığının içimde olması ne güzel, aylar sonra prezervatifsiz bir sikin içime değmesi, yakması. Gözlerimi kapattım. Elim kendi göğsüme gitti. Göğüs aramdaki alev, kadınlığımdaki ile buluştu. Karnıma sancılar girerek dönüşü olmayan orgazm titremelerim başladı. Sular taşıyan lan amından diye böğürdü. Kendi göğsümü daha da çok sıktım. Kocama aşıkken bile daha geç gelen orgazm orospu gibi sikilirken çabucak teslim almıştı bünyemi. Boynum sancı ile öne doğru gerildi. Karnım kasıldı, nefesim kesik kesik boğazımdan söküldü. Sakinlemeye başlarken,

– Yanıyormuşsun. Genç kadın kocasız kalmamalı. Sesi ile sarhoşluğum biraz dağıldı. Yolda görsem yüzüne tüküreceğim bir herifin altında ter içinde inim inim inliyordum ve evet yanıyordum diye bağırmak istiyordum.

– Geleyim mi içine dedi. Sakın dedim hala toparlanamamış nefesimle zor çıktı ağzımdan ses. Belini geri çekmesi ile müthiş rahatladı kadınlığım.

– Dön bakalım yine deyince bitkin vücudumu çevirdi tekrar. Başladığımız pozisyonda dört ayak üzerinde beklerken soktu tekrar sikini. Yine bağırdım.

– Alışırsın Saniye de çocuktan sonra alıştı. Bir iki kere gördüğüm kilolu kısa boylu geniş kalçalı karısı geldi aklıma. Yine aynı tempo ve tarzda başladı sikmeye, sertçe içime giriş, biraz bekleyip yavaşça geri geliş. Neredeyse hiç ayrılmıyordu kalçalarımız birbirinden. Her girişinde daha çok geriliyor sanki içim. Biraz daha kendimdeyim. İçime giren çok derinlerde değil ama girişimi patlatacak kadar germekte. Dizim ağrıyana kadar sürdü git geli. Çıktı ve siki kalçalarımın arasına değdi. Aman aman sesi sonrası kalçama değen sıcak damlaların döl olduğunu biliyordum.

– Offf herşeyim sana feda olsun ne karıymışsın diye kıçıma bir şaplak attı. Ben kaput takmam sen çaresine bak bir şekilde dedi. Kendimi yüzükoyun bıraktım yatağa. Doğruldu içeri doğru yürüdü. Belinde bir havlu sarılı olarak döndü.

– Hadi kalk böyle yatma ben sonra girerim duşa. Sen bir viski daha koy abur cubur bir şeyler de almıştım.

Evin karısı olmuştum iki saat içinde. Duştan çıktığımda örtüyü çekmiş uyukluyordu yatakta. Annemi aradım Ayşen ile yemekteyim geç gelirim diye. Giyindim herşeyi hazırladım salona. Bana taktığı bilekliğin kutusu masaüstünde poşette. Faturası var mıdır diye baktığım poşetin içinde de bir eczane torbası. Çeşitli ilaçlar sadece bir tanesinin ne işe yaradığını biliyorum. Viagra. O yüzden bu kadar sertti demek içime giren. Bir bira daha içtim. İçerden uyanma ve sonra duş sesleri geldi. Bilekliği onbine almış.

Yanıma üstünde önü açık bir gömlek bir şort ile geldi.

– Niye giyindin?

– Gitmeyecek miyiz?

Kolumdan çekip oturttu yanına. Kocamdan öncesi sonrası oldu mu, onunla yaşarken uymam gerekenler, her cuma sonrası buraya geleceğini benim de burada olmam gerektiği, erkekler ile görüşmeyeceğimi dışarda böyle giyinmeyeceğimi, sıraladı da sıraladı. Her itiraz eder gibi olduğumda da evim arabam param her şeyim emrinde, üzme beni diye susturdu.

– Son bir tane daha koy diye uzattı bardağını. Koyup geldim. Çıkar bakalım üstündekileri. Sadece iç çamaşırlarım ile kalınca elimi tutup şortuna götürdü. Bakalım canlandırabilecek misin, diyerek kalçasını kaldırıp şortu indirdi. Göbeğinin çıkıntısından tek görünen koyu renk kalın bir mantar. Elim ile okşadım. Garip bir sik. İnik hali ile avucum boyunda ama çevresi avucuma zor sığmakta. Kafamı eğmesine karşı koymadım. Kendini geriye bıraktı. Tam zevk pezevengi ben de kapaması. Çevresi traşlanmış sikin ve altında sarkan taşaklarında bir kaç beyaz tüy durmakta yalnızca. Dudaklarımı sikine göre küçük mantara değdirdim. Sarkan taşaklarını tutunca ohladı. Elimle sıvazlamayı ve dillemeyi sürdürdüm. Biraz olsun dikildi yaşlı siki. Amının sızlamasına şaşmamak lazım. Normal büyüklükte başı var girmesi o yüzden kolay olmuş. Yaladıkça şişti ortası bombeli ağzıma sığamaz, tek elim ile bile saramıyorum. Çok kalın ama bodur koni şeklinde bir sik. Belki imar müdürününkinden bile kısa boy olarak, en olarak ise yamuk yumuk bir kola kutusu sanki. İçimi parçalarmış bu sik, adam genç olsa ve hızlı hızlı sikebilse.

– Gel kucağıma demesi ile ayrıldım sertleşen sikinden. Kucağına yerleşir yerleşmez göğüslerime saldırdı. Alttan da kalçalarıma yapıştı. Siki yarı sert hali ile kadınlığıma sürtünürken acıtma göğüslerimi diye tekrar uyardım. Eli ile sikini içime iteklemeye çalıştı. Girmedi. Biraz daha yala diye emir verdi. Bu sefer önünde diz çökerek baş kısmını emmeye çalıştım. Tekrar sertleşti. Kalkıp kendim kontrol ederek garip görünümlü takoza oturmaya başladım. Bacaklarımı olabildiğince açarak üstüne yerleştim. Başı girdi sonra kalan kısmı yumruk gibi içimde. İlk sevişmemizde bu kalınlığı yüzünden deli gibi terledim demek ki. O Kendini geri atmış göğüslerimi ezerken, yavaşça kalçalarımı oynatmak istiyordum üstünde. Mümkün değil. Her yerimi doldurmuş, kıpırdadıkça içimi yakan şimşekler çaktıran bir alev topu sanki. Elimi önüme götürdüm, ıslaklığım onun vücuduna da bulaşmış.

O kadar sakin bir tempoda üstünde kıvranıyorum ki, sanki yavaş çekimdeyiz. O da acelesiz kalça hareketleri ile bir santim ileri bir santim geri oynamakta. Dakikalarca sürdü bu. Arada sanki biraz yumuşuyordu içimdeki. Biraz hassaslaşan göğüs uçlarımı emip kalçalarımı nasırlı elleri ile sıkınca içimdeki büyümeyi fark ediyordum. Göğüslerimi kazımıştı elleri, sızlıyordu. Konuşmadı bu sefer hiç. Bu ateş bu ter bu titremeler biraz daha hıza ihtiyacım var biraz öne doğru eğilerek kendim tempoyu artırdım. Dudaklarımı boynumu şah damarımın üstünü emmekte. Kocaman dudakları boynumu kaplıyor vakum gibi içine çekiyor. Elleri kalçamı sıkmakta. Amım orgazm kasılmalarını yaşayamayacak kadar dolu. Bacaklarımı sıkamayacak kadar güçsüz gözlerim yaşararak yığıldım üstüne. Ben mi onu siktim o mu beni. Bu titremelere bu rüya alemine dalmaya değerdi. Altımdaki adama saldırmak yaşadığım dehşet orgazma onu da dahil etmek için dudaklarına yapışmak istiyordum. Sadece bu sikiş ile bile bu adamın kölesi olurdum. İçimde sertliği azalan sik yavaşça kaydı dışarı. Göğsü korkunç bir tempo ile inip kalkıyor hırlıyordu.

Nasıl bir gelmeydi o kız, öldürüyordun beni. Bense elimin kolumun titremesi dışında bir şey hatırlamıyorum. İndim üstünden. Ondan önce kendime gelip toparlanmak için duşa girdim. Bacakaramdaki ıslaklık hiç olmadığı kadar fazla bir bölgeye yayılmış. Evet nasıl böyle getirdiyse bu öküz. Sıcak su kadınlığımı yaktı. Dudakları kızarmış girişim yarı açık. Sıvılarımın arasından biraz döl bulaştı elime. O da boşalmış demek. Adet dönemim gelmek üzere, risk yok, yine de sonrası için bir korunma bulmalı. Bir saate hazırlanıp çıkabildik evden ayağa zor kalktı çünkü. Çarşamba gidip iki hafta Kuşadasında yeğenlere benim bakmam lazım deyince sinirlendi. Her gece arayacağım seni diye tembihledi. Sabahın köründe kadınlığımdaki ağrı ile uyanana kadar bayılmışım yatakta. Hastanede yeni evliyim yalanı ile kontrol oldum. Kadın doktor boynumdaki kızarıklığı da sorup defalarca tecavüze mi uğradım diye ağzımı yokladı. İçimi ne hale getirdi ise hayvan. Diğer ilaçlar ile doğum kontrol haplarını gizlice alıp evden çıkmadan dinlendim. Nihayet Kuşadasına ulaştığımda ilk iş koşarak kendimi denize atmak oldu. Muzaffer konusu tüm hayatımı değiştiriyordu konuşacak birilerine ihtiyacım var.